ÇANAKKALE BELEDİYESİ ÇARŞI, YAŞAM MERKEZİ ve OTOPARK İLE YAKIN ÇEVRESİ MİMARİ PROJESİ

Mİmari | Karma Kullanım | Tasarım | Yarışma

2018, Çanakkale TR

toplam tasarım alanı : 28.286 m²

Kamusal alanlarla çevrili ve kamusal kullanıma hizmet eden yapı tasarımında ilk davranış ihtiyaçlara cevap vermek olacaktır. Ancak bu durumun bir ihtiyaç – yetinme ikileminden kurtularak kente, kentliye ve çevresine ışık tutarak gelişmesi altta yatan asıl hedeftir. Mekanın yeniden üretimi söz konusu olduğunda kullanıcının günlük yaşam aktivitelerinin sürekliliği ve bunların zenginleştirilmesi kaçınılmazdır. Bununla birlikte yeni eklenenin çevresiyle olan bağlamı ve kendi özgün kurgusunu açıkça ifade etmesi gerekmektedir. İnsan ilişkilerini destekleyen mekanlar yaratmak mimaride sürdürülebilir yapı yaklaşımının konusu olmakla birlikte, doğa ve insanın gelecekteki öngörülebilir çatışmasına engel olmak tasarlayanın dert edinmesi gereken bir konudur. Bu bağlamda yapı tasarım kararları üst ve alt ölçeklerde düşünülerek verilmiş ve mekansal örüntüler bu kararlarla zenginleştirilmiştir.

Cumhuriyet Meydanı, Halk Bahçesi ve Muammer Aksoy Parklarıyla çevrelenmiş olan yarışma alanının kamusal kullanım potansiyeli oldukça yüksektir. Genel yaklaşımda bu alanları birbirine bağlayan ve potansiyel içeren aksları yapı içerisine sızdıran bir tavır sergilenmiştir. Cumhuriyet meydanı davet edici ve bütünleyici bir amfi ile üst kotta yaratılan ‘kent fuayesi’ olarak çalışan ‘Barış Avlusu’na bağlanmıştır. Böylece farklı kotlarda kamusal kullanıma olanak sağlanmıştır. Cumhuriyet Bulvarı kullanım bakımından yoğun bir aks olup bu aks üzerinde hem kullanılabilir açık alanlar yaratmak hem de kentliye duyarlılık sağlayacak bir ‘Barış Heykeli’ Cumhuriyet Meydanı’nda konumlandırılmıştır. Düşeyde ve yatayda erişilebilirlik göz önüne alınarak kurgulanan sirkülasyonlarla kullanıcıya daha ergonomik kullanımlar sağlanmıştır. Yapının zemin kotuna, belirtilen üç kamusal çeperden giriş verilerek geçirgenlik ve erişim sağlanmıştır. Çevre düzenlemesinde önerilen mekansal kurgularda hem yapıya gelen kullanıcılara, hem yapıda sürekli bulunan insanlara hem de kamusal alandan faydalanmak isteyen kullanıcıya yönelik donatılar sunulmuştur. Alana ve yapıya yaya, engelli ve bisikletlinin kolaylıkla erişiminin  sağlanmasıyla kamusal mekanın kullanıcıyla ilişki kurduğu ve çeşitlendirildiği sürece değer kazanacağı anlayışı benimsenmektedir.

Proje alanı, kent merkezinin odağında ve  oldukça yapılaşmış bir alanda bulunmasına rağmen, park ve meydan gibi kamusal alanlarla çevrili olması alanın en önemli potansiyeli olarak görülmüştür. Mevcut durumun aksine, çevresiyle birlikte potansiyelini ortaya çıkarmak adına yeniden üretilen bu alanın; bireylerin biraradalığını destekleyen, tarafsız, erişilebilirliği yüksek bir altlık görevi görmesi amaçlanmıştır. Muammer Aksoy parkı ve Cumhuriyet meydanı ara kesitinde kendine yer bulan ve halk bahçesine uzanan bu sistem,  yapının rasyonelliğine ve çevresel yapılaşma yoğunluğuna karşı organize ve karakteristik bir kentsel boşluk üretilmiştir. Halk bahçesi serbest rekreasyon alanının bu boşluğa sızarak meydana ulaşması ve bu kamusal aksın devamlılığının yanısıra  çocuk oyun alanı, dinlenme alanı, etkinlik meydanı gibi açık alan programları ile kullanımının da desteklenmesi kurgulanmıştır. Araç geçişi ve otopark sebebiyle bu sistemi zedeleyen Lise Caddesi, yayalaştırılarak kamusal alana dahil edilmiş, böylece Cumhuriyet Bulvarı’ndan başlayarak halk bahçesine kadar uzanan aksiyel yaya erişimi desteklenmiştir. Üst ölçekte yine yaya erişim hareketini destekleyecek bir karar olarak bu aksın devamında sahile ulaşımın önünü açmak amacıyla Eski Hükümet Sokağı da yayalaştırılarak meydandan sahile erişim sağlanmıştır. Sahil kullanımının da halk bahçesi ile başlayıp Muammer Aksoy parkı ile devam ederek bu alana ulaşılabilirliği, bisiklet ile erişimin oluşturulması için uygun görülmüş ve Mehmetçik Bulvarı’na takılan park yeri ile desteklenmiştir. Bu çevresel kararlar ile mevcut durum örtük potansiyelinin bir üst seviyeye ulaşması amaçlanmış ve kamusallığın hem okunduğu, hem yaşandığı, hem de yapıya sızdırılıdığı bir yaklaşım önerilmiştir.